Ana içeriğe geç
Rubelis
Rubelis
← Tüm yazılar

Eğitmen Yetiştirmek: Kitapların Anlatmadığı Gerçeklik

Dalış eğitiminde belki de en kritik iş, eğitmen yetiştirmektir. Çünkü bir eğitmen yetiştirdiğinizde aslında tek bir insana dalış öğretmiş olmuyorsunuz — o insan gidip başka insanlar yetiştirecek.

Dalış eğitiminde belki de en kritik iş, eğitmen yetiştirmektir. Çünkü bir eğitmen yetiştirdiğinizde aslında tek bir insana dalış öğretmiş olmuyorsunuz; o insan gidip başka insanlar yetiştirecek. Eğitmeni doğru yetiştiremezseniz, ortaya çıkan sonuç tek bir kişiyle sınırlı kalmaz — sistemin kendisi bir kısır döngüye girer. Yanlış yetişen eğitmen, yanlış yetişen dalıcılar üretir; onlar da bir gün başka birinin eğitmeni olur.

Sistemin kör noktası

Bugünün eğitmen yetiştirme sistemlerine baktığımızda, kısıtlı bir sürede, kısıtlı bir zamanda, belirli metriklere bağlı olarak eğitmen seçmek zorunda olduğumuzu görüyoruz. Bir insanın eğitmen olmaya uygun olup olmadığına çok kısa bir sürede karar vermek zorundayız. Ve bu değerlendirme neredeyse tamamen teknik beceri ve ölçülebilir performans üzerine kurulu.

Nasıl mı? Eğitmen adayından farklı seviyelerde beceri demonstrasyonu isteriz. Sonra öğrenci rolünü oynayan bir başka aday kasıtlı olarak büyük hatalar yapar, eğitmen rolündeki kişi bu hataları fark edip düzeltmesi beklenir. Bunlar gerekli şeyler — bunu ortadan kaldıralım demiyorum. Ama tek başına yeterli mi? Bunu hepimizin sorgulaması gerekiyor.

Çünkü şunu görüyoruz: sınav ortamında becerisini kusursuz gösterebilen, hataları rahatlıkla yakalayıp çözebilen pek çok eğitmen adayı, sertifikasını aldıktan sonra gerçek öğrencilerle karşılaştığında ciddi şekilde bocalıyor. Sebebi basit — sınavdaki "öğrenci" beş yüz altı yüz dalış yapmış, kendisi de eğitmen adayı olan biri. Rahat, korkusuz, becerikli. Gerçek hayattaki öğrenci öyle değil. Gerçekten korkuyor, gerçekten beceremiyor, gerçekten destek istiyor. İşte tam da burada, kitapların ve eğitmen el kitaplarının sözünün bittiği bir nokta geliyor.

Durumsal farkındalık: Üzerinde en az konuşulan konu

Bu noktada ortaya çıkan gerçeklik "durumsal farkındalık". Bence bir eğitmenin üzerinde en çok çalışması gereken, ama sistemin en az önem verdiği konu bu.

Birine bir şey öğretirken tek bir doğru yol yoktur. Ama sistem bize hep aynı şeyi söyler: "El kitabında ne yazıyorsa onu uygulayacaksınız." Peki, orada yazan kurallar herkes için mi geçerli? Teknik olarak verilmesi gereken bilgi elbette sabit. Ama basit bir örnek vereyim: maske tahliyesini her öğrenciye aynı demonstrasyonla, aynı yaklaşımla mı öğreteceksiniz?

Kitapta öyle yazıyor diye ya da yazmıyor diye durumsal farkındalığınızı devre dışı bırakıp, karşınızdaki insanı — duyguları, korkuları olan canlı bir insanı — sadece tamamlanması gereken bir performans hedefi olarak görmeye başladığınızda, ona ne kadar gerçek dalış öğretebilirsiniz?

Evet, sertifika almak zorundayız. Evet, teknik becerileri öğrenmek ve öğretmek zorundayız. Ama bunlar tek başına yeterli değil. Ne iyi bir dalıcı yetiştirmeye, ne suyun altında olmanın gerçekten ne demek olduğunu anlatmaya, ne de iyi dalıcılar yetiştirebilecek iyi eğitmenler oluşturmaya yeterli.

Rubelis'i bu varsayımdan yola çıkarak kurdum

Rubelis'in eğitim sistemlerini tasarlarken hiçbir zaman bir sertifikasyon programı yaratma derdinde olmadım. Pazarlama kaygısına da hiç kapılmadım — "buraya bir görsel ekleyeyim, şurayı videoyla anlatayım, insanlar okumaktan sıkılır mı acaba" diye düşünmedim.

Çünkü bu işin temelinde şu var: Eğer siz zaten baştan okumayı reddediyorsanız, bilgiyi reddediyorsanız, hızlı tüketilen bilgiyle hızlıca aksiyon alıp işi bitirme güdüsündeyseniz — o zaman Rubelis eğitiminin size verebileceği hiçbir şey yok. Bu eğitimler o insanlar için tasarlanmadı.

Rubelis, standart durumlarda uygulanacak standart prosedürleri öğretmekle yetinmeyen; durumsal farkındalığı yüksek, karşısındaki her öğrencinin farklı bir profil olduğunu bilen, teknik ve teorik bilgiyi insan bilişsel davranışına uygun şekilde aktarabilen eğitmenler ve dalıcılar için tasarlandı.

Eğer benimle aynı fikirdeyseniz, bir öneride bulunmak isterim: bir sonraki adımınız yeni bir sertifika eklemek olmasın. Elinizdeki sertifikalara yeni bir bakış açısı eklemek olsun.